Chichen Itza

Meksika’nın Yucatán Yarımadası’ndaki en önemli arkeolojik alanlardan biridir. MS 5. yüzyılda İtza halkı tarafından kutsal bir şehir ve hac merkezi olarak kurulmuştur.

Şehrin adı, Chichén yani “kuyunun ağzı” ve Itzá yani “suyun büyücüleri” kelimelerinden oluşur ve bölgedeki kutsal su kaynaklarıyla olan yakın ilişkisini vurgular.

Maya toplumunda Halach Uinic adı verilen ilahi nitelikli yönetici, rahipler ve soylularla birlikte saraylarda yaşar; ekonomik, idari ve dini işleyişi kontrol ederdi. Elit tabakanın içinde haznedarlar, yazmanlar, mimarlar ve savaşçılar bulunuyordu ve bu meslekler bugün hâlâ yapılar üzerindeki kabartmalarda, duvar resimlerinde ve seramiklerde görülebilir.

Buna karşılık çiftçiler, dokumacılar ve zanaatkârlar çevredeki köylerde yaşar; pazara gitmek ve dini törenlere katılmak için şehre gelirlerdi.

Maya halkı zamanı iki takvimle ölçerdi. Güneş takvimi Haab, 18 ayın her birinin 20 günden oluştuğu toplam 360 gün üzerine eklenen 5 günlük bir geçiş döneminden meydana gelir ve yılın 365 günü tamamlanırdı. Diğeri ise 260 günlük ritüel takvimi Tzolkin’di. Bu iki takvimin döngüleri birleştiğinde 52 yıllık bir dönem oluşur ve Maya dünyasında önemli bir zaman döngüsü kabul edilirdi.

Maya dini, günlük yaşamın merkezindeydi. Tanrılar panteonu doğa güçleriyle yakından ilişkiliydi ve Chichén Itzá’nın kutsal şehir kimliği, kentin varlığını yitirmesinden sonra bile bir hac merkezi olarak önemini sürdürmüştü. Bu durumun en belirgin kanıtı altın, yeşim, deniz kabuğu ve ahşap sunuların, hatta insan kurbanlarının bırakıldığı Kutsal Cenote’dir.

Chichén Itzá bugün, Maya uygarlığının dini gücü, siyasi organizasyonu ve astronomi bilgisini en iyi yansıtan yerlerden biri olarak UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alır.